Kooperatifler Hukukunda Dava Öncesi ve Dava Esnasında Pay Devrinin Geçerlilik Şartları
I. GİRİŞ
Kooperatif ortaklığına bağlı hakların devri uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durum olmakla birlikte devralan kişinin devam eden davalarda taraf sıfatını kazanıp kazanamayacağı hususu çeşitli uyuşmazlıklara konu olmaktadır. Özellikle kooperatif üyeliğine bağlı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları, üyeliğin tespiti davaları ve ortaklık haklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava sırasında veya dava öncesinde gerçekleştirilen pay devirlerinin yargılamaya etkisinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Bu kapsamda işbu yazıda öncelikle dava açılmadan önce gerçekleştirilen pay devirlerinin hukuki sonuçları, ardından dava sırasında gerçekleşen devirlerin taraf sıfatına ve yargılamaya etkisi incelenecektir.
II. DAVA ÖNCESİ YAPILAN PAY DEVRİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI
1163 sayılı Kooperatifler Kanununda kooperatif pay devrine ilişkin özel ve şekli bir devir usulü düzenlenmemiştir. Bununla birlikte yargı kararlarında pay devrinin kooperatif bakımından hüküm doğurabilmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Bu koşullar yargı kararlarında şu şekilde belirtilmiştir:
- Pay devrinin taraflar arasında yapılan devir sözleşmesiyle geçerli hale geldiği,
- Devrin kooperatif yönünden sonuç doğurabilmesi için kooperatife bildirilmesi gerektiği,
- Yönetim kurulunun devralanın üyelik şartlarını taşıyıp taşımadığını incelemesi gerektiği ve
- Devralanın üyelik koşullarını taşıması halinde ise yönetim kurulunca üyeliğe kabul edilmesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir.
Nitekim İstanbul BAM., 45. HD., 2020/751 E., 2022/663 K., 02.06.2022 tarihli kararında:
“devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/2. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder.”
Şeklinde hüküm kurularak üyelik devir sözleşmesinin taraflar arasında imza tarihinde hüküm doğurduğu, ancak kooperatif bakımından devrin ancak kooperatife bildirilmesi ve yönetim kurulunun kabul kararıyla sonuç doğuracağı açıkça ifade edilmiştir.
Benzer şekilde Ankara BAM 23. HD., 2021/1325 E., 2026/582 K., 12.03.2026 tarihli kararında da yalnızca ileride tapunun devralana verileceğine ilişkin karar alınmasının yeterli olmadığı, kooperatif tarafından devralanın üyeliğe kabul edildiğine ve devredenin ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin açık bir işlem tesis edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, üyelik sıfatına ilişkin ihtilaf bulunmasına rağmen mevcut üyenin davaya dahil edilmemesini eksik inceleme kabul ederek kararı kaldırmıştır.
Aynı kararda ayrıca önemli olarak; kooperatif ana sözleşmesinde yer alan yazılı başvuru şartının devrin geçerlilik şartı değil, yalnızca kooperatife bildirim ve ispat amacı taşıdığı belirtilmiştir. Bu nedenle, pay devrinin dava açılmadan önce kooperatife bildirilmemiş olması tek başına devralanın hak iddia etmesine engel kabul edilmemektedir.
Görüldüğü üzere yargı kararlarında pay devrinin taraflar arasında geçerliliği ile kooperatif bakımından hüküm doğurması birbirinden ayrılmaktadır. Buna göre devir sözleşmesi taraflar arasında imzayla hüküm doğurmakta ancak kooperatif nezdinde üyelik sıfatının kazanılması bakımından bildirim ve üyeliğe kabul süreçleri önem arz etmektedir.
III. DAVA DEVAM EDERKEN YAPILAN PAY DEVRİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI
Dava devam ederken pay devri yapılması halinde ise HMK m. 125 hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Nitekim Kayseri BAM., 6. HD., 2021/1804 E., 2021/1995 K., 18.11.2021 tarihli kararında:
"O halde davacı vekilince bu konuda verilen dilekçenin HMK’nın 125. maddesi kapsamında seçimlik hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, bu hak kullanıldığında ayrıca davacının eski davalı hakkındaki davayı takip etmekten vazgeçtiğini beyan etmesine ihtiyaç yoktur. Sonuç olarak, davacı eldeki davayı yeni kooperatif ortağına karşı sürdürmek istediğini beyan etmiş ve buna göre yeni ortak davada eski ortağın yerine davalı sıfatını almış olacaktır."
Şeklinde hüküm kurularak davacının davayı yeni kooperatif ortağına yöneltmek istediğini bildirmesiyle birlikte, yeni ortağın eski ortağın yerine davada taraf sıfatını kazanacağı ifade edilmiştir.
Benzer şekilde Konya 2. ATM., 2016/355 E., 2023/774 K., 20.12.2023 tarihli kararında:
"Dava konusunu devralan davacı ... 20/12/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "...davalı kooperatifte bulunan ...'a ait hisseyi davadan sonra devraldım, mahkemece çıkarılan tebligat tarafıma ulaştı, ben ... tarafından açılan davayı takip etmek istiyorum, dava dilekçesindeki tüm iddialara katılıyorum, bugüne kadar yapılmış işlemlerden ve düzenlenen raporlardan aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, açılan davanın kabulünü talep ederim... " şeklinde beyanda bulunmuştur.
(HMK'nun 125.maddesi uyarınca dava konusunu devralan ... dava konusunu devreden davacı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) B)Birleşen Mahkememiz ... esas sayılı dava dosyası yönünden; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;”
Şeklinde hüküm kurularak dava konusu kooperatif hissesini dava sırasında devralan kişinin mahkemeye açık şekilde davayı takip etmek istediğini beyan etmesi üzerine HMK m. 125 kapsamında davaya devam edebileceği kabul edilmiştir.
IV. SONUÇ
Sonuç olarak yargı kararları kooperatif payını devralan kişinin sırf devir işleminin tarafı olması nedeniyle değil; üyelik sıfatını kazanmasına ilişkin maddi hukuk koşullarının ve HMK m. 125 kapsamında gerekli usuli şartların gerçekleşmesi halinde mevcut davaya taraf olarak devam edebileceğini ortaya koymaktadır.
Yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde kooperatif payını devralan kişinin mevcut davaya devam etmesinin kural olarak mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte uygulamada aşağıdaki hususların varlığı önem taşımaktadır:
· Geçerli bir pay veya üyelik devrinin bulunması,
· Devralanın kooperatif üyelik şartlarını taşıması,
· Devrin kooperatife bildirilmiş olması,
· Yönetim kurulunca üyeliğe kabul yönünde işlem tesis edilmesi veya devralanın üyelik hakkını ileri sürebilecek hukuki konumda bulunması,
· Dava sırasında gerçekleşen devirlerde, devralanın HMK m. 125 kapsamında davayı takip etmek istediğini açık şekilde ortaya koyması.
Bu şartların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmekle birlikte güncel yargı kararları kooperatif payını devralan kişinin belirli koşullar altında mevcut davaya devam edebileceğini ortaya koymaktadır.
blog.disclaimer.title
blog.disclaimer.content legal.disclaimer


