Geri Dön
Koşuyolu Mah. Mahmut Yesari Cad. No:66 Kadıköy/İstanbul [email protected] 0850 335 0669

Mirastan Feragat Sözleşmesinin Alt Soya Etkisi Ve Uygulamadaki Sorunlar

MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN ALT SOYA ETKİSİ VE UYGULAMADAKİ SORUNLAR

 

I.         GİRİŞ

Mirasbırakan açısından ölüme bağlı tasarruf mahiyetinde olan mirastan feragat sözleşmesi, miras hukuku pratiğinde sıkça karşılaşılan bir konudur. Mirasçının sağken, mirasbırakanın ise ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı mirastan feragat sözleşmesi, temelde mirastan vazgeçmeyi düzenleyen bir hukuki kurum olarak ifade edilebilir. Mirastan feragat sözleşmesi mirastan feragat eden üzerinde hüküm ve sonuç doğurmakla birlikte feragat edenin altsoyu üzerinde de önemli sonuçlar doğurabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu düzenlemesi uyarınca feragatin türüne göre, feragatin altsoy üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Bu çerçevede, çalışmamızda mirastan feragat sözleşmesi ile özellikle ivazsız feragat sözleşmesinin altsoy üzerindeki etkileri incelenecek olup, bu konuda yapılan uygulamalar değerlendirilecektir.

 

II.         MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN TANIMI

Mirastan feragat sözleşmesi, henüz mirasçı olmayan, ancak mirasbırakanın ölümü ile beraber mirasçı olacağı düşünülen kişi (muhtemel/müstakbel mirasçı) ile mirasbırakan arasında yapılan mirastan vazgeçmeye ilişkin sözleşmedir. Bu bakımdan mirasçının miras hakkından değil, beklenen bir hakkından feragat ettiği söylenebilecektir.

Feragat sonucunda, mirasbırakanın tereke üzerindeki tasarruf imkânı genişlemekte ve varsa diğer mirasçıların miras payında artış olmaktadır. Buna ek olarak, feragatin türüne göre (ivazlı/ivazsız), feragat edenin altsoyu üzerindeki etkileri değişmektedir.

 

III.         MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN ŞEKLİ

Mirastan feragat sözleşmesi zorunlu olarak noterde düzenleme şeklinde, resmi vasiyet olarak yapılması gereken bir ölüme bağlı tasarruftur. Bu sebeple haricen düzenlenmiş bir mirastan feragat sözleşmesinin noter tarafından onaylanma suretiyle geçerlilik kazanması mümkün değildir. Ayrıca, mirasbırakan tarafından ölüme bağlı tasarrufta bulunulması, ölüme bağlı tasarrufun ise kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olması sebebiyle mirasbırakan, mirastan feragat sözleşmesine bizzat katılmalıdır. Diğer bir anlatımla, mirasbırakanın temsilci kullanarak mirastan feragat sözleşmesine katılması mümkün değildir. Bu itibarla mirasbırakanın mirastan feragat sözleşmesine katılımı kurucu unsur olarak değerlendirilmektedir.

Nitekim, yargı içtihatlarında[1] murisin imzasının yer almasını mirastan feragatin varlığı açısından kurucu unsur olarak nitelendirmiştir.

 

IV.         MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN TÜRLERİ

Mirastan feragat, tam olabileceği gibi kısmi olarak da yapılabilmektedir. Tam feragat halinde, muhtemel/ müstakbel mirasçı mirasçılık sıfatını yitirmekte, ileride doğacak miras hakkından tamamen vazgeçtiği için mirasa çağrılmamaktadır. Kısmi feragat halinde ise, ya feragat edenin miras payı azalmakta ya da saklı pay korumasından feragat söz konusuysa saklı pay korumasından yararlanılamamaktadır. Ancak, kısmi feragatte mirasçılık sıfatı devam etmektedir.

Aynı zamanda, mirastan feragat sözleşmesi ivazlı (bedel karşılığında) veya ivazsız (bedel karşılığında olmaksızın) olarak yapılabilmektedir. İvazsız mirastan feragat sözleşmesinde, mirasbırakan feragat edene karşı sağlararası bir borca girmemektedir. Feragat eden, herhangi bir bedel almadan müstakbel/muhtemel miras hakkından (miras payından) vazgeçmektedir. İvazlı mirastan feragat sözleşmesinde ise, feragat eden mirasçı, mirasbırakandan sağlığında aldığı ya da alacağı bir bedel karşılığında feragat etmektedir. İvazlı ve ivazsız feragat sözleşmesinin alt soya etkisi bakımından aşağıda detaylı değerlendirme yapılacaktır.

 

V. MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN ALTSOYA ETKİSİ

1.     İVAZLI FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN ALTSOYA ETKİSİ

Yukarıda da açıkladığımız üzere, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinde feragat eden mirasçı, mirasbırakandan sağlığında aldığı ya da alacağı bir bedel karşılığında mirastan feragat etmektedir. Mirasçının aldığı bu ivaz, kendisinin mirasçılık sıfatını yitirmesiyle birlikte altsoyunun da mirasçılık sıfatını yitirmesine neden olmaktadır. Bu husus 4721 sayılı TMK’nın 528. md. 3. fıkrasında “Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” şeklinde ifade edilmektedir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere, mirasbırakan ve mirasçı tarafından feragatin altsoyu etkilemeyeceğinin kararlaştırması da mümkündür. İvazlı feragatin altsoyu etkilemesindeki temel nedense, mirasçının feragat karşılığında aldığı ivazın kendisinin ölümüyle birlikte yüksek olasılıkla tereke aktifinde yer alacak olmasıdır. Bu ihtimalde altsoyun mağdur olma ihtimali bulunmadığından miras hakkından yararlanmalarına da gerek görülmemiştir. Ancak gerek madde metninde yapılan açıklama gerekse de yukarıda yer alan açıklamalarımız mirastan feragatin tam feragat şeklinde yapılması haline özgüdür. Kısmi feragat yapılması halinde ise tam feragatin doğurduğu sonuçlar feragat edilen kısım için sonuçlarını aynı şekilde doğuracaktır.

2.     İVAZSIZ FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN ALTSOYA ETKİSİ

Yukarıda yer alan 4721 sayılı TMK’nın 528. md. 3. fıkrası hükmünden de anlaşıldığı üzere, feragatin altsoyu etkilemesi, diğer bir deyişle altsoyun da feragatle birlikte mirasçılık sıfatını yitirmesi, ancak ivazlı feragat bakımından mümkündür. Buna karşılık, mirasbırakan ve feragat eden arasında herhangi bir bedel verilmesi kararlaştırılmaksızın yapılan ivazsız feragat sözleşmesinde, feragat edenin altsoyu mirasçılık sıfatını yitirmez. Aksine feragat eden mirasçının altsoyu, feragat eden her ne kadar mirasçılık sıfatını yitirmiş olsa da kendisinin yerini alarak mirasçı olur.

Ancak, son zamanlarda uygulamada ivazsız mirastan feragat sözleşmeleri tanzim edilirken altsoya da etkili olacak şekilde düzenlenmeler yapıldığı görülmektedir. İlgili hususa örnek vermek gerekirse, “feragatimin benden sonraki mirasçılarıma da etkili olmasını istiyorum/feragatimin altsoyum bakımından da sonuç doğurmasını istiyorum/benimle birlikte çocuklarımın(altsoyumun) da mirasbırakandan hak elde etmemesini istiyorum” şeklindeki ifadelerin ivazsız feragat sözleşmelerinde yer aldığı görülmektedir. Bu tarz ifadeler altsoyun menfaatlerini haksız şekilde etkilemekle birlikte, irade sakatlığının bulunduğu bir ihtimalde oldukça sakıncalı sonuçlar doğabilecektir.

Bu şekildeki düzenlemelerin geçerli olup olmadığı hususu öğretide tartışmalıdır. Kanaatimizce ivazsız feragatin altsoya etkili olmasının kararlaştırılması hukuki bir zemine oturtulamaz. Buna sebep olarak ise, birden fazla gerekçe ortaya sunmak mümkündür.

İlk olarak, ivazlı feragatte feragatin karşılığında alınan bedel(ivaz) feragat edenin terekesinde yer almaktayken, ivazsız feragatte feragat edenin altsoyunun terekeden herhangi bir karşılık alamayacak olmasıdır. Dolayısıyla, feragat edenin altsoyunun ekonomik bakımdan tamamen güvencesiz kaldığı bir durum oluştuğu söylenebilecektir.

İkinci olaraksa, feragat edenin kendi hakkından vazgeçmesi anlaşılabilir olmakla birlikte, kişinin kendi hakkından haberi ve rızası olmaksızın bir başkasının tasarrufu sonucunda feragat etmiş sayılmasının hukuk, akıl ve mantık kurallarına aykırı olmasıdır.

Üçüncü olarak, kanun koyucu tarafından İsviçre’deki düzenlemenin aksine yalnızca feragatin ivaz karşılığında yapılmış olması ihtimalinde altsoyu etkileyeceği kararlaştırılmıştır. İsviçre’deki düzenlemede hem ivazlı hem de ivazsız feragatte altsoyun mirasçılık sıfatından mahrum kalabileceği düzenlenmişken, kanun koyucu her iki feragat açısından altsoya etkili olacağı şeklinde bir düzenleme ihdas etmemiştir. Dolayısıyla, Kanun’un lafzı ve amacı düşünülerek yorumlama yapıldığında ivazsız feragatin altsoya etkili olacağı şeklinde “aksi yönde” anlaşma yapılması mümkün değildir.

Son olarak TMK’nın 528. md. gerekçesinde “Düzenlemenin zıt anlamından da feragat karşılık sağlamadan yapılmışsa, feragat, feragat edenin füruunu etkilemeyecektir. Bu prensibin aksi de mirastan feragat sözleşmesiyle kararlaştırılabilir; ancak feragat edenin altsoyunun mirasbırakana karşı saklı paydan doğan hakları saklıdır.” denilmiştir. Bu çerçevede, eğer altsoy saklı paylı mirasçı ise, ivazsız feragatin onları da kapsayacağına ilişkin sözleşme hükmü, saklı payları bakımından hükümsüz olacaktır.

 

VI.         SONUÇ

Tüm bu hususlar itibariyle, ivazsız mirastan feragat sözleşmesinde, feragatin altsoya etkili olacağı şeklinde yapılan düzenlemelerin hükümsüz olduğu kanaatindeyiz. Noter huzurunda düzenlenen ivazsız mirastan feragat sözleşmelerine bu yönde ibarelerin eklenmesi hatalı olup, kabul edilmemesi gerekmektedir.


Elektronik Ticarette Vergi Kesintisi Oranı %1 Olarak Belirlendi.

23 Aralık, 2024

Site ve Apartmanlarda Şarj İstasyonu Kurulumu: Hukuki Çerçeve Netleşti

17 Mart, 2025

Başarılı

Link kopyalandı