Altın Kredilerinde Takip Yolu
Altın kredisi, altın işleyen ve başta kuyumcular olmak üzere altın alıp satan firmalara gram bazında fiziki altın teslimi suretiyle kullandırılan özel bir kredidir. Bu kredi hesapları, müşteriler tarafından altın teslimi suretiyle veya banka ile müşteri arasında varılacak anlaşmaya göre Türk Lirası veya döviz ödenmesi suretiyle kapatılır.
Banka hesap kat ihtarında müşterisinden Türk Lirası veya döviz olarak ifa talebinde bulunmuşsa, kuşkusuz ortada bir para borcu olup İİK m. 42 uyarınca genel haciz yoluyla takip yapabilir.
Buna karşılık, banka müşterisinden borcunu fiziki altın teslimi suretiyle ifa etmesini istemişse, bu sefer bir teslim borcu vardır. Paranın ödenmesi dışındaki teslim borcu dahil olmak üzere her türlü edim yükümlülüğü için önce eda davası (HMK m. 105) açılıp hakkı ilama bağlatmak, ardından taşınır teslimine ilişkin ilamlı icra takibi (İİK m. 24/1) yapmak gerekir. Böylece banka altının dava ve takip süresince değer kazanmasından etkilenmez. Zira müşteri nezdinde fiziki altın yoksa, altının mevcut olmadığının tespit edildiği tarihteki değer üzerinden haciz uygulanır (İİK m. 24/4).
Altın teslimi talepli olarak ilamsız takip yapılamaz. İlamsız takibin konusu - kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi hariç olmak üzere- münhasıran para borçlarıdır. Bu konuda verilmiş 9.7.1941 tarih ve 32/28 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı kaldırılmamış olup halen tüm mahkemeleri bağlar (Yargıtay Kanunu m. 45/4). Nitekim Yargıtay 12. HD, 12.3.2014, 4346/7087 ve HGK, 11.5.2011, 2010/12-724 E. 2011/289 K. sayılı kararlarında altın teslimi talepli olarak başlatılan genel haciz yoluyla takiplerin icra mahkemesinde süresiz şikayet yoluna başvurularak iptal edilebileceği isabetli olarak belirtilmiştir.
Altın teslimi borcunda yabancı para borçlarında (TBK m. 99) olduğu gibi altının fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı şeklinde bir seçimlik yetkiye hukukumuzda yer verilmemiştir. Fiili ödeme tarihli talepli olarak da genel haciz yoluyla takip yapılamaz.